Kategori arşivi: Haberler

Pegasus’a Çağrı

pegasus-airlines

Bir seferin zamanında ve aksaksız yapılabilmesi için koordineli çalışan bir insan zinciri gerekiyor. Planlama, bilet satış gibi çok önceden yapılacakları bir kenara koyarsak, kalkıştan bir saat önceki bölüm, zamana karşı yarışın en kritik aşamasıdır. Kapılar kapanıp uçak tam zamanında hareket ettiyse, yolcular bilet aldıkları şirketleri, hatta kaptanı takdir ederler. Oysa esas işi yapan, görünmeyenler bu sırada uçağın altından terlerini silerek uzaklaşıyordur…

Yolcu ve apron hizmetleri seferin zamanında ve güvenle yapılmasını sağlayan esas birimlerdir. Örneğin, bagajı yüklendikten sonra uçuştan vazgeçen veya uçağı kaçıran bir tek yolcu bile olsa, o bagaj bulunup ayrılmadan uçak hareket edemez. Bu kuralın gerekçesi yolcunun bagajına kavuşması değil güvenliktir. Yüklemeciler, koordinatörün uyarısıyla az önce kargo bölümüne yükledikleri yüzlerce bavulun arasına dalıp o bagajı ararlar. Yolcular farkına bile varmadan bazen bu işlem tekrar tekrar yapılır. Yine, uçak indikten sonra park yerine gelirken, merdiven ve otobüs şoförleri, takoz koyacak, bavul indirecek işçiler; tekerlekli sandalyeler; temizlik, yakıt hepsi hazır olmalıdır ki bir sonraki sefer gecikmeden yapılabilsin. Bütün bu hizmetler yer işletme birimlerinin işidir. Tecrübe, donanım, araç ve en önemlisi de organizasyon tam olmalıdır. En küçük bir hizmetteki aksamanın bedeli rötardır…

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bu hizmeti ağırlıklı olarak ISG şirketi veriyor. Başlangıçtaki acemilikler, aksaklıklar giderilmiş ve bugün gerçekten tıkır tıkır işleyen bir sistem oluşmuşsa bunun temel nedeni işçilerin artık deneyimli olmaları ve iyi koordine edilmeleridir. Bunu en iyi gözleme şansı olanlar sanırım Pegasus uçucularıdır. Pegasus zamanında kalkma konusunda çok iyi bir yere gelmişse, bunda ISG işçilerinin payı büyüktür. 

ISG işçileri iki yıllık bir süreç sonunda sendika üyeliği ve toplu iş sözleşmesi (TİS) düzenine kavuştular. Yeni imzalanan TİS ile çok az da olsa (%3 zam) görece bazı haklar aldılar. Ortalama ücretin 850 TL civarında olduğu düşünülürse bu zam işverenler için önemli bir şey değildir. Ama şimdi ne yazık ki ISG çalışanları işlerini kaybetmek riskiyle karşı karşıyalar. Çünkü ISG’nin en önde gelen müşterisi durumda olan Pegasus’un bu hizmeti Çelebi şirketinden almaya hazırlandığı yönünde söylentiler ve gelişmeler artık görünür halde. Bu gerçekleşirse ISG patronu da “Ne yapayım ‘elde olmayan nedenlerle’ küçülmek ve terminal hizmetleriyle sınırlı bir şirkete dönüşmek zorundayım” diyerek yüzlerce işçinin işine son verebilir.

Bu daha önce izlenen ve taşeron sisteminin çalışanlara dayattığı bir filmdir. Daha önce Atatürk Havalimanı’nda STFA şirketinde çalışan apron işçileri sendika üyesi olduktan sonra, bu şirketten hizmet alan THY, yaptığı sözleşmeyi yenilememiş, STFA, sektörden çekilmiş ve yüzlerce işçi işinden olmuştu. Sendika yönetimi de işçilere bunun üzerine bir bardak su içmeyi önermekten başka bir şey yapmamıştı. Yani Hava İş yöneticilerinin ISG’de de bu tehlikeyi görmemeleri olası değildi. ISG ile görüşmelerde işçilerin talep etmelerine rağmen TİS’ne iş güvenliğini sağlayacak bir madde eklenmedi. Şimdi ISG’deki durum STFA’daki sonucu hatırlatıyor…

Bir hafta önceki yazımdan da anlaşılacağı gibi Hava İş’in bugünkü yönetiminin sendikacılık anlayışına karşıyız. Bunu değiştirmek ve havacıların demokratik, şeffaf, temiz bir sendikaya kavuşmaları için başta THY işçileri olmak üzere birçok arkadaşla birlikte mücadeleye devam ediyoruz. Hangi sektör veya şirket olursa olsun, işçilerin sendikal hakları ise, yürüttüğümüz bu muhalefetin ötesinde, sadece bizim için de değil, emeğiyle geçinen herkesin sahip çıkması gereken bir konudur.

İşçilerin anayasal haklarını kullanarak sendika üyesi olmaları, demokratik sosyal hukuk düzenine sahip ülkelerde sorun olmazken, bizde sınırsız engellerle dolu, çetrefilli bir yol oluyor. Sendika üyesi olmanın, sendikal faaliyetlerin bedelini işçiler ödüyor. Bu da ülkenin ve iktidarın demokrasi ayıplarından biridir. Ülkemizde çalışanların haklarını düzenleyen ve bunları korumayı görev edinmesi gereken devlet mekanizmaları, demokratik ülkelerdeki uygulamaların aksine bu haklara saldırıda başı çekiyor. Hatta devlet, güvenceli çalışma yaşamını tümüyle ortadan kaldıracak düzenlemeler yapıyor. Sendikalar da çoğunlukla devletle işbirliği halinde işçilere gerçekleri söylemiyor…

Peki ISG’de bundan sonra ne ne olacak? Yüzlerce işçinin işsiz kalmasının vebali kimin sırtına yüklenecek?

ISG işçileri son 4 yıldır, Pegasus’un değimiyle “aile bireyleri” gibi oldular. Uçucular olarak kendi şirket çalışanlarımızdan daha çok bu arkadaşlarla birlikte iş yapıyoruz. Sabiha Gökçen’de tıkır tıkır işleyen bir sistem oluşmuş durumda. Şimdi onca deneyime rağmen bu hizmetin satın alındığı şirketi değiştirmek, Pagasus için de yeniden 4 yıl öncesi konuma geri dönmek olacaktır. Hizmetlerin aksamayacağı, seferlerin gecikmeyeceği, “misafirlerin” mağdur olmayacağı bir düzeni oturtmak yıllar alacaktır. Bütün bunlar bir yana, yüzlerce işçinin kış günü işsiz kalmasının vebali de Pegasus’a fatura edilecektir.

Bizim çağrımız tam da bu noktadadır. Bu oyuna ortak olunmamalıdır. Pegasus çalışanları da dahil bütün işçilerin, ISG’li kardeşlerinin tercihine saygı gösterilmesini istediği bir gerçektir.

Sendikalı olmak her işçinin en doğal hakkıdır. Bu süreç eninde sonunda bizim ülkemizde de bütün çalışanların sendikalı olmasıyla sonuçlanacaktır. Tarihin tekerleğini geri çevirmek mümkün değildir.

Emniyetli ve güvenceli uçuşlar…

Vize İstemeyen Ülkeler

 turkiyeden-vizesiz-gidilebilen-ulkeler-tam-liste

 

Türkiye’den vize istemeyen ülkelerson dönemde dış politikada önemli adımların atılması ile birlikte sayıca artıyor, ancak yine de vizesiz gidilebilen ülkeler sayısı hala yeterli değil. Zira hala bir çok ülke tarafından uygulanan Türkiye vize uygulamaları vatandaşı yoruyor.

 Vize almak için gerekli evrakların toparlanması ve yapılan masraflar, daha seyahate çıkmadan vatandaşın canını sıkmaya yetiyor. Üzerine dünyanın en pahalı pasaportuna yapılan masraflar ile yurtdışı çıkış harcı bunun tuzu biberi olmaya yetiyor. Ülkeler ile ikili ilişkileri ve dostluğu pekiştirecek politikalarla, vizesiz Avrupa ve vizesiz dünya yolunda sağlam adımlarla ilerleme kaydedileceğini umuyoruz.

Gazetelerin attığı bir ülke ile daha vizeler kalktı manşetlerine pek de güvenmemek gerekiyor. Siyasilerin görüşmeleriyle bu kararlar alınmış olsa da, protokollerin belirlenmesi, bunun uygulanması, resmi gazetede yayınlanması çok uzun bir süreç alabiliyor. Bazen de kaldırılan vizeler sadece yeşil veya diplomatik pasaportu kapsıyor olabilir. Oysa ki bir çoğumuz çipli bordo pasaporta sahibiz.

Aşağıdaki listede umuma mahsus (bordo) pasaporta vize istemeyen ülkeler güncel listesini görebilirsiniz.

Türkiye’den vize istemeyen ülkeler – 2013

Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya,

Brunei Sultanlığı (Dikkat: Hala vizeler kalkmadı), Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guatemala, Güney Afrika Cumhuriyeti, Gürcistan,

Haiti, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Kamerun, Karadağ, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kolombiya,

 Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Kosova, Kosta Rika, Karayip

Libya, Lübnan, Makau Özel İdare Bölgesi, Makedonya, Maldivler, Malezya,

Monako, Mauritus, Moldova, Nikaragua, Moğolistan, Nevis, Pakistan, Palau Cumhuriyeti, Panama, Paraguay, Peru, Rusya, Samoa, St. Vincent-Grenadines,

Singapur, San Marino, Santa Lucia, Solomon Adaları, Sırbistan, Suriye, Svaziland, St. Vincent-Grenadines, Sudan, St Kitts, St Lucia

Şili, Şeyseller, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu,

Uruguay, Ürdün, Venezuela, Vatikan, Yemen ve Ukrayna.

 Hırvatistan, 1 Nisan’dan itibaren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulamaya başladı. Belarus vizesi bordo pasaport sahipleri için kalkmamıştır.

Nijerya, Endonezya ve Yeni Zelanda ile yapılan anlaşmalarla yakında vizelerin kalkacağı belirtiliyor, ancak çoğu zamankaldırılan vizeler sadece diplomatik ve yeşil pasaport sahiplerini kapsıyor. Umuma mahsus bordo çipli pasaportları kapsamıyor.

Kısaca basındaki “bir ülke ile daha vizeler kalktı” manşetlerine güvenmemek gerekiyor.

Sınır Kapılarında Vize Alınabilen Ülkeler

 Azerbaycan (Bakü), B.A.E. (Transit), Bahreyn, Bangladeş (Dhaka), Burkina Faso (75 Euro), Burundi, Cape Verde, Cibuti, Doğu Timor, Dominik Cumhuriyeti, Ermenistan (Yeşil hariç), Endonezya, Gana, Irak, Kamboçya (20$), Katar, Kenya (20$), Komor Adaları, Kuveyt, Madagaskar, Mali, Mısır (45 yaş üstü), Mozambik, Nepal (30$), Ruanda (Transit 3 günlük), Sri Lanka (25$), Sudan (100$), Tacikistan, Tanzanya (50$), Togo, Tonga, Uganda, Umman, Zambia (50$), Zimbabwe (Victoria Falls sınır kapısı ile 100$)

 Vize uygulamalarında gözlenen olası güncelleme nedeniyle, seyahat öncesinde ilgili ülkenin Büyükelçiliği ile temas kurulması tavsiye olunur. 

 

PİLOTLAR HASTA UÇUŞLAR İPTAL

  avusturia havayolları

 

Avusturya Havayolları Austrian Airlines, Noel döneminde ilginç bir sefer iptali örneği sergiledi. 

Asya’ya 5 seferini “pilotlar hasta oldu” gerekçesiyle iptal eden şirketin bu kararından 1500 yolcu olumsuz etkilendi. 

Avusturya Havayolları’ndan yapılan açıklamada, hiçbir dönemde rastlanmadığı kadar pilotun aynı günlerde hasta olduğu, pilot kadrosunun yüzde 10’unun rapor aldığı bildirildi. 
 

Havayolu sendikası ise bunu çok saçma bir gerekçe olduğunu ve Avusturya Havayolları’nın imajını sarstığını savunuyor. Sendika yetkilileri, asıl sorununun Avusturya Havayolları yönetiminin yanlış personel politikasından kaynaklandığını, uçuşların iptal edildiği Boeing-767 filosu pilot kadrosunda en az 3-4 eksik personel olduğunu belirtiyorlar. 

 

ANTALYA’NIN BÜYÜMESİ HIZ KESMEDEN DEVAM ETTİ

antalya 

 Turizmin başkenti Antalya, 2013 yılını rekorla tamamladı. Bu yıl 2 havalimanından 11 milyon 430 bin, 5 deniz limanından 250 bin olmak üzere toplam 11 milyon 680 bin turist Antalya’ya doğrudan giriş yaptı. 

 Antalya’da 2013′te kara ve deniz yoluyla bölgeye gelen toplam 11 milyon 680 bin turist sayısıyla, 2012 yılına göre 1 milyonu geçen bir fark attı. 

2012 yılında yine hava ve deniz yollarıyla gelen turist sayısı toplamı 10 milyon 726 bin 136 olarak gerçekleşmişti. Aynı rakam 2011′de 10 milyon 900 bin 914, 2010′da 9 milyon 759 bin 44, 2009′da 8 milyon 796 bin 585, 2008′de de 9 milyon 93 bin 71 olmuştu. 

Turizmde yabancı konuk sayısı açısından Paris ve Londra’nın ardından en çok ziyaret edilen 3′üncü şehir olan Antalya, bu yıl turizmde birçok olumsuzluğa rağmen geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 8 büyüdü. Antalya ve Gazipaşa havalimanlarından giriş yapan yolcu sayısı 1 Ocak- 31 Aralık 2013 tarihleri arasında 11 milyon 430 bine ulaştı. Aynı dönemde Antalya, Alanya, Kemer, Finike ve Kaş’ta bulunan kruvaziyerlere yönelik limanlar aracılığıyla ise yaklaşık 250 bin turist Antalya bölgesine geldi. 

 Beklentilerin üzerine çıktı 

 Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, 2013 yılına ilişkin olarak sektör bazında yüzde 5 ila 8 büyüme öngörüsüyle yola çıktıklarını hatırlattı. Ayık, “Tüm olumsuzluklara rağmen yılı beklentilerimizin üst limitinde bir artışla kapatıyoruz” dedi. 

 Yükselme trendi sürecek 

 Antalya’nın büyüme oranının yüzde 8 olduğunu, 2013 gibi bir yılda bu rakamın gerçekleşmesinin 2014′te de benzer bir trendin devam edeceğini gösterdiğini dile getiren Osman Ayık, “Bu rakamlar Türkiye’nin, Antalya’nın klasikleşmiş bir turizm destinasyonu haline geldiğim gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. 

 Türkiye ve Antalya için artık İspanya, İtalya, Yunanistan gibi vazgeçilmez bir marka algısının yerleştiğini kaydeden Ayık, ‘Tabii ki sayılanınız çok büyüdüğünden bundan sonra çift haneli büyüme kolay olmayabilir ama, 2013′te yakaladığımız trendin 2014 ve sonrasındaki yıllarda da devam edeceği düşüncesindeyiz” diye konuştu.